Eğitim-İş: "Laiklik İlkesinden Asla Taviz Vermeyeceğiz!"

Eğitim-İş’ten yapılan açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumları ve kuralları, dine, etnisiteye göre değil, laiklik ilkesine göre şekillenmiştir ve bu yapı korunmalıdır. Ancak bugün siyasi iktidar tarafından gerici düzenleme ve uygulamalar ile cumhuriyet devrimlerinin temeli olan laiklik ilkesine büyük darbe vurulmuştur” denildi.

Eğitim-İş: "Laiklik İlkesinden Asla Taviz Vermeyeceğiz!"
05 Şubat 2020 - 17:19

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası Merkez Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, AK Parti iktidarının gerici düzenleme ve uygulamalarla laik eğitime darbe vurduğu, “dindar ve kindar nesil” yetiştirme hedefine uygun olarak dini eğitimi yaygınlaştırmaya hızla devam ettiği öne sürülürken bu ülkenin çocuklarının hak ettiği eğitimi alabilmesi için verilen mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.

“DEVLET YÖNETİMİNDE İNANÇLARIN ÖNE ÇIKMASINA KARŞIYIZ”

Eğitim-İş’in konuya ilişkin açıklaması aynen şöyle: Bundan tam 83 yıl önce 5 Şubat 1937’de Anayasa’ya laiklik ilkesi eklenmiş ve Türkiye Cumhuriyeti laik bir devlet olarak tanımlanmıştır. Dünya yaşamını din kurallarının etkisinden kurtarıp bilim ve aklın egemenliğine bırakan laiklik ilkesi, çağdaş dünyanın vazgeçilmez temellerinden biridir. Laiklik, Atatürkçü düşünce sisteminin özünü oluşturan akılcı ve bilimsel yaklaşımın ayrılmaz parçası ve zorunlu sonucudur. “Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli devrimlerinden birisi laikliktir. Ulusumuzu çağdaş düşünce sistemi ve evrensel bakış açısına kavuşturan Atatürk devrimlerinin büyük bölümü laik devlet düzenine geçilmesiyle sağlanabilmiştir. İnsanların inançlarına saygı gösterilmesi gerektiğini savunan Eğitim-İş, Atatürk’ün söz konusu tanımını benimsemiştir ve devlet yönetiminde inançların öne çıkmasına karşıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ne demokratik, sosyal hukuk devleti olma özelliği kazandıran laiklik, her dine ve mezhebe bağlı bireylerin eşit haklara sahip olduğu, insan haklarına saygılı bir toplum düzeni gerektirmektedir. Laik düzlemde, inançlar; eğitim, hukuk, bilim ve ekonomiye etki etmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm kurumları ve kuralları, dine, etnisiteye göre değil, laiklik ilkesine göre şekillenmiştir ve bu yapı korunmalıdır.

“İKTİDARIN GERİCİ DÜZENLEME VE UYGULAMALARI LAİKLİK İLKESİNE DARBE VURDU”

Ancak bugün siyasi iktidar tarafından gerici düzenleme ve uygulamalar ile cumhuriyet devrimlerinin temeli olan laiklik ilkesine büyük darbe vurulmuştur.

“MÜFREDAT, PROGRAMLAR VE KİTAPLAR BİLİMSELLİKTEN UZAK”

Hükümetin eğitim alanındaki uygulamaları, Cumhuriyet atılımlarını tasfiye etmeye, eğitimimizin temel niteliklerini değiştirmeye yöneliktir. Değiştirilen müfredat, hazırlanan programlar ve kitaplar bilimsellikten uzak, çağdaş ve laik ölçütlerden yoksundur. Eğitim yönetimi kadroları da bu anlayışla oluşturulmaktadır. Siyasi iktidar, “dindar ve kindar nesil” yetiştirme hedefine uygun olarak dini eğitimi yaygınlaştırmaya hızla devam etmektedir.

“ÇAĞDAŞ, PARASIZ VE NİTELİKLİ EĞİTİM HAKKINI SAVUNUYORUZ”

Eğitim-İş, tüzüğümüzde de belirtildiği üzere, Atatürk ilke ve devrimleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin laiklik ilkesi üzerinde yükseldiğinin bilinciyle, laiklik ilkesinin korunmasına büyük önem verir. Kişilerin inanç ve vicdan özgürlüklerini savunurken, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanmalarını ya da baskı altına alınmalarını da kabul edilemez bulur. Bu nedenle de ülkede yaşayan herkesin çağdaş, bilimsel, laik, demokratik, eşit, parasız ve nitelikli eğitim hakkı olduğunu savunur ve bu hakkın yaşama geçirilmesi için mücadele eder.

“CUMHURİYET KAZANIMLARINA SAHİP ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Eğitim-İş olarak, Atatürk ilke ve devrimlerine, cumhuriyetimizin kazanımlarına, ülke bütünlüğüne, laik, bilimsel, demokratik, eşitlikçi ve parasız eğitime sahip çıkmaya devam edeceğiz ve bu kararlılıktan asla vazgeçmeyeceğiz.”
 

 
 
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum